Shell&Turcas Madeni Yağ İhracatında On Yıllık Liderlik Serisini Sürdürüyor
Türkiye enerji ve sanayi sektörünün köklü temsilcilerinden Shell&Turcas, ihracat pazarlarındaki dominasyonunu tescillemeye devam ediyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen geleneksel “İhracatın Yıldızları Ödülleri” kapsamında şirket, Madeni Yağlar İhracatı kategorisinde üst üste onuncu kez birincilik kürsüsüne çıktı. 2 Nisan 2026 tarihinde duyurulan bu başarı, şirketin küresel tedarik zincirindeki stratejik konumunu ve yerel üretim gücünün uluslararası standartlardaki sürdürülebilirliğini yansıtıyor.
Shell’in küresel ölçekte 19 yıldır koruduğu madeni yağ pazar liderliğinin Türkiye ayağını temsil eden bu başarı, tesadüfi bir büyümenin ötesinde, on yıllara yayılan bir endüstriyel mirasın ve teknolojik dönüşümün sonucu olarak değerlendiriliyor.

Derince Tesisi: Yarım Asırlık Üretim Gücü
Başarının merkezinde, Kocaeli’de yer alan ve 1963 yılından bu yana kesintisiz operasyon yürüten Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi bulunuyor. 60 yılı aşkın bir tecrübeyle faaliyet gösteren bu merkez, sadece Türkiye iç pazarı için değil, dünya genelindeki 80’den fazla ülke için kritik bir üretim üssü niteliği taşıyor.
Tesiste modern otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı motor yağlarından, ağır sanayi kollarının gereksinim duyduğu endüstriyel yağlara ve özel gres formüllerine kadar oldukça geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriliyor. Bugün itibarıyla 400’den fazla farklı ürün portföyüne sahip olan tesis, yüksek kalite standartlarını dijital üretim süreçleriyle birleştirerek Türkiye’nin kimya endüstrisindeki rekabet gücünü artırıyor.
Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, elde edilen istikrarın arkasındaki operasyonel mükemmelliğe dikkat çekti. Ayvalıoğlu, Derince’deki tesisin Türkiye’nin ihracat kapasitesindeki stratejik rolünü vurgulayarak, “80’den fazla ülkeye ulaştırdığımız ürünlerle Türkiye sanayisinin küresel ölçekte tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu ödül, ekiplerimizin özverili çalışmasının ve müşteri odaklı yaklaşımımızın bir sonucudur,” ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilirlik ve Karbon Yönetiminde Hedef Üstü Performans
Shell&Turcas, sadece üretim hacmiyle değil, aynı zamanda çevresel ayak izini yönetme biçimiyle de sektörde ayrışıyor. Şirketin büyüme stratejisinin temel taşlarını oluşturan inovasyon ve sürdürülebilirlik yatırımları, meyvelerini hedeflenen tarihlerden çok daha önce vermeye başladı.
Tesisin 2030 yılı için belirlediği yüzde 50 karbon nötr olma hedefi, yoğun teknolojik yatırımlar ve verimlilik odaklı süreç yönetimi sayesinde 2022 yılında, yani planlanandan sekiz yıl önce yakalandı. Bu başarıda, enerji tüketim modellerinin kökten değiştirilmesi kritik bir rol oynadı. Mevcut durumda tesis:
-
Toplam elektrik tüketiminin yüzde 25’ini kendi bünyesindeki güneş enerjisi panellerinden karşılıyor.
-
Bu yenilenebilir enerji hamlesiyle yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiliyor.
-
Geriye kalan elektrik ihtiyacı ise uluslararası geçerliliğe sahip yenilenebilir enerji sertifikaları (I-REC gibi) ile tamamen yeşil kaynaklardan temin ediliyor.
Dijitalleşme uygulamaları, üretim süreçlerinde sadece hız ve hata payının azalmasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak enerji yoğunluğunu aşağı çekiyor.
Geniş Endüstriyel Yelpaze ve Gelecek Vizyonu
Shell&Turcas’ın ihraç ettiği ürünler; madencilikten inşaata, lojistikten demir-çelik sanayisine kadar dünya ekonomisinin çarklarını döndüren pek çok farklı alanda kullanılıyor. Özellikle otomotiv ve enerji sektörlerindeki hızlı dönüşüm, şirketin Ar-Ge ve üretim esnekliğini sürekli güncel tutmasını zorunlu kılıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine döviz girdisi sağlamayı hem de karbon yönetimi konusundaki liderliğiyle küresel pazarlardaki pazar payını korumayı hedefliyor.
Küresel Tedarik Zinciri ve Enerji Dönüşümü Perspektifi
Shell&Turcas’ın madeni yağ ihracatındaki on yıllık kesintisiz liderliği, sadece bir satış başarısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel değer zincirindeki konumunun evrimini gösteren teknik bir göstergedir. Küresel enerji piyasalarında madeni yağlar, artık sadece “yağlama” işleviyle değil, enerji verimliliğini artıran ve makine ömrünü uzatarak döngüsel ekonomiye hizmet eden teknolojik bileşenler olarak görülmektedir.
Derince Tesisi’nin karbon nötr hedeflerine planlanandan sekiz yıl önce ulaşmış olması, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi uluslararası ticaret bariyerleri karşısında şirkete muazzam bir rekabet avantajı sağlıyor. İhracat yapılan 80 ülkenin önemli bir kısmının katı çevresel regülasyonlara sahip olduğu düşünüldüğünde, üretimin “yeşil” sertifikalarla desteklenmesi, pazar sürdürülebilirliğinin teminatı haline gelmektedir.
Gelecek projeksiyonlarında, yapay zeka destekli kestirimci bakım teknolojilerinin madeni yağ sektörüyle entegrasyonu beklenebilir. Shell&Turcas’ın dijitalleşme yatırımları, muhtemelen sadece üretim bandını değil, aynı zamanda ürünlerin son kullanıcıdaki performans verilerini takip eden akıllı sistemleri de kapsayacak şekilde genişleyecektir. Bu durum, Türkiye’nin hammadde ihraç eden bir ülkeden, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik standartları ihraç eden bir “operasyonel mükemmeliyet merkezi”ne dönüşümünü hızlandıracaktır.





